Bunlar içinde sanata ve estetiğe dayalı olan antikacılık ülkemizde sanıldığından da yenidir
Eski eserin "asar-ı atika" adıyla anılmaya ve değerlendirilmeye başlanmasının üzerinden henüz bir yüz yıl bile geçmiş değildir
"Eski eser"in hayatın akışıyla birlikte geçip gittiği ve tarihe malolduğu doğrudur
Ancak bir eserin kullanım değerinin dışında da değeri olduğu hiç kuşkusuz bir gerçektir
Belki de antikacılığın Türkiye'de yeni yeni değer bulmasının nedeni bu gerçeğin yeni anlaşılmış olmasıdır
Ama artık bir eşyanın değeri yalnızca işlevine bağlı değil
Değeri belirleyen etkenlerin içinde sanat değeri de çok önemli bir yer tutuyor
Yaşadığımız makina çağında insanlar eski eşyanın daha fazla sanat değeri taşıdığına son yıllarda biraz daha çok inanır oldular
Bu yüzden belli başlı büyük Avrupa şehirlerinde geniş alanlara yayılan bit pazarları oluştu
Bunlar giderek öylesine kişilik kazandılar ki alışılmış "bit pazarı" kavramından çıktılar
Hatta bazı ülkelerde bit pazarları eski sanat eserleri ve antikaların satıldığı yerler haline geldiler
Bu arada antikacılıkla ilgili yayınlar da giderek arttı
Çünkü bu işle ilgilenen insanlar piyasayı genişletmek ve yeni antika meraklılarını da aralarına kazandırmak için çabalıyorlar
Aykırı parça
Menşei İran sekiz kollu bohem avize







0 yorum:
Yorum Gönder